Bilimkurgu ve Arthur C

Bilimkurgu ve Arthur C. Clarke

19 Mart 2008'de bilimkurgu yazarı Arthur C. Clarke yaşama göz yumdu. Ancak yazdıkları daha birçok ömür yaşamaya devam edecektir.

Bilimkurgu iki ana dala ayrılmaktadır. Aslında başta tek bir tema işlerken zamanla fantastik ile karışmış ve iki yola sapmıştır. Özünde bilimkurgu romanları temellerini bilimden alır ve bilime sadık kalırlar, ancak günümüzde "gelecekte geçerse" bilimkurgudur denmektedir.

Aslında biri bilimkurgu biri de fantastik bilimkurgudur. Fantastik bilimkurguda bilimsel temeller genel olarak az işlenir veya hiç işlenmez yok sayılır. Neden uzay gemileri ışık hızını aşıyor, enerji vb. öğeler vardır nasıl oldukları önemli değildir. Okuması eğlenceli olmasına karşın bunlar daha çok fantastik birer yapıttır. Örneğin klasik fantastik yapıtlarda büyücükler ellerinden ışınlar çıkarırken fantastik bilimkurguda lazer tabancalar, fantastikte göz açıp kapayana kadar yer değiştirenler, fantastik bilimkurguda zıplama geçitleri ile çözülür. Bunu fark etmenin iyi bir yolu eğer uzaylılar Türkçe/İngilizce konuşuyorlarsa ve herhangi bir iletişim engeli bulunmuyorsa elinizdeki yapıt daha çok fantastik daha az bilimsel olur. Hoş bu iki tür geçişlidir Bilimsel temellere dayanan bir yapıt bazen fantastik öğelere yer verebilir ve tersi de mümkündür.

Arthur C. Clarke'ı yapıtlarında fantastikten uzak durmuş bir yazar olarak betimleyebiliriz. Daha uydular yokken geosenkronize (bir uydunun dünya ile aynı hızda ve yönde dönerek yeryüzüne doğru hep aynı noktaya bakması) yörüngeyi ilk düşünüp yazanlardan biri olması buna bir örnektir. Burada amacı o günkü kısıtlı iletişime bilimkurgu yönünde bir çözüm getirmesiydi. Radyo direkleri dünyanın eğimi nedeniyle ancak 10-20km mesafeye kadar yayın yapabiliyor olmalarına karşın tek bir uydu yayın gücüne bağlı olarak dünyanı yarısına yayın yapabilecekti. Ve günümüzde yapıyor.

Benzer olarak Arthur C. Clarke, birçok romanında uzaygemilerin klasik fizik temellerine göre yazmıştır. Işık hızı geçilemezdir mesela. Enerji kalkanları hoş duyulsa da günümüzde bile herhangi bir temeli bulunmayan fantastik bir düşünce olarak kalırlar. Buna çözüm olarak uzay gemisinin önüne kilometrelerce uzun bir buz kalkanı yerleştirerek uzayda zarar görmeden yüksek hızda hareket etmeye bir çözüm getirmiştir.

Bir başka düşüncesi uzay asansörleridir ve birden fazla romanında bu temayı işlemiştir (buz kalkanlarının yeryüzünden yörüngeye taşınması gibi). Uzaya roketler ile gitmek pek pratik ve ekonomik değil oysaki bir uzay istasyonundan ve uzay gemisinden dünyaya kadar inen bir kablo ile bir günden belki de bir yılda kalkacak onlarca roketten daha çok yük yörüngeye taşınabilinir.

Arthur C. Clarke ayrıca internet gibi çalışan bir bilgisayar ağını, vb. günümüzde çok sıradan karşıladığımız ama kırk yıl önce tümüyle hayal olarak bakılan birçok düşünceyi dile getirmiştir. Yazıktır ki dilimize eserlerinin çok az bir kısmı çevrildi.

— Ekim E. Yardımlı